Dua da acele Edilmemelidir.

Dua da acele Edilmemelidir. 1 İlim Saati

Dua da acele Edilmemelidir.

Dua da acele Edilmemelidir. 2 İlim SaatiDuanın kabul olunmasında acele etmeyip maslahat görülmedi diye itikadını bozmayıp, ısrarla dua etmelidir. Kabul olunmadı diye yakınmamalıdır.

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: ‘ “Ey Ashabım, ey ümmetim! Sizin herhangi birinizin duası, “Dua ettim de kabul edilmedi” diyerek acelecilik etmediği takdirde duası kabul edilecektir.” Zahidler biri der ki: “Ben tam 20 yıldır bir ihtiyacım için,

Devamını oku

Kıyamet ve Ahiret

Kıyamet ve Ahiret 3 İlim Saati

Kıyamet ve Ahiret

Kıyamet ve Ahiret 4 İlim SaatiHamd,  zâtının  ebedî  olduğunu bildiren  Allahü  Teâlâya  olsun. Kendisinden başka  bütün  varlıkların yok olmalarını diledi. Kâfirleri  ve günâhkârları kabir  azâbı  ile cezâlandıracakdır. Kullarının dünyâ  ve ahiret  saadetine kavuşmaları için Peygamberleri vasıtası ile emirlerini ve yasaklarını bildirdi. Kullarının ahirette azap veya mükafat görmelerini dünyadaki yaptıkları birkaç günlük amellerine  bağladı.  Âhiret yoluna  girip, rızasına  kavuşmayı,  seçtiği ve sevdiği kullarına kolay eyledi.

Devamını oku

Geçici Yurttan Ebedi Vatana

Geçici Yurttan Ebedi Vatana 7 İlim Saati

“Biz Allah’a aidiz  ve  (vakti geldiğinde)  elbette O’na döneceğiz.” Bakara Suresi,156

Nice tanıdıklarımız, hayatı paylaştığımız bir çok insan, eşimiz dostumuz, bir gün geldi, sanki “benden bu kadar” dercesine çekip gittiler. Nice hayaller kurup, ne hesaplar yaparken, şaşkın öylece kalakaldık.

Hesaplarımız tutmadı, hayallerimiz anlamını yitirdi. İlâhi takdir karşısında boynu bükük, bir kez daha anladık ki, dünya boş.

Bu dünyada her şeye nokta koyan bir şey vardır. ÖLÜM.

Devamını oku

Bir Nefeslik Hayat

Bir Nefeslik Hayat

hayatBizler dünya için olanca gücümüzü harcarız ama ahiretimizi çok az hatırlarız. Rızık endişesi, gelecek kaygısı bizi öylesine derinden yakalamış ki, dolaplar gıda ile, evlerimiz kullanmadığımız eşya ile dolu olduğu halde hep o gizli endişe, o derin kaygı…

Çocukluğum İzmit’te, o zamanlar için kenar mahalleleri sayılabilecek yerlerde geçti. Oturduğumuz sokaktan itibaren tarlalar ve kavak ekili araziler başlar, tek-tük ev bulunurdu. Arkadaşlarla mahalle maçlarımızı yapmak için oralara giderdik. Hemen yanı başımızda ise kalaycılık yaparak, ayı oynatarak, çiçek satarak, kağıt toplayarak geçinen Romanlar’ın çadırları bulunurdu. (Çingene tabirinin rahatsız etmeyeceğini bilsem, böyle derdim. Çünkü tüm dünyada bu isimle anılıyor.)

Devamını oku

×

Ne Aramıştınız?

Aradığınız kelimeyi yazın ve Enter tuşuna basın.