Nurunu Güneşten Alanlar
“De ki: Allah’ın katındakiler, eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah rızk verenlerin en hayırlısıdır.”
Mescid-i Nebi’de sıra sıra olmuştu müminler. Kainatın Biriciği Efendimiz A.S.’ın nur halesine boyun eğmişler, dünyaya ait tüm düşüncelerini geride bırakarak Rahman’ın huzurunda kenetlenmişlerdi. Bir cuma günü… Nice günahlar bu günün vesilesi ile bağışlanacak, kuruluş muştusunu alan mümin o gün bayram edecekti. O günde öyle bir saat vardı ki, kul o saatte Rabbi’nden bir şeyi istese, Rabbi onu verecekti.
Bir Cuma Günü
İşte o yüce insan, cuma gününün pek çok güzelliklerini dağıtmak üzere yine toplamıştı gözbebeklerini etrafına. O’nun etrafında bulunanlar neler yaşamamıştı ki o zamana değin… Mekke’deki meşakkatli günler geride kalmış, Akabe tepeciklerindeki hareket Medine’ye hicretle gönülleri canlandırmıştı. Hele Mescid-i Nebi’nin yapılışı… Tek vücut olmuştu sahabe o gün. Her ferdiyle bir bütündü artık bu şehir. İşte bu şehrin insanı o gün cuma namazı için oradaydı.
Devamını oku