Dini Hikaye “BEREKET”
Adamın biri İbrahim bin Ethem hazretleri ile tartışır;
– “Bereket diye bir şey yoktur, inanmıyorum” der.
– “İbrahim Ethem: Koyunları ve köpekleri görüyor musun?” der.
Adam:
– “Evet”
İbrahim Ethem:
Dini Hikayeler “BU AKŞAM HİNDİSTAN’DA” Hz. Süleyman’ın sarayına kuşluk vakti saf bir adam telaşla girer. Nöbetçilere, hayati bir mesele için Hz. Süleyman’la görüşeceğini söyler ve hemen huzura alınır. Hz. Süleyman
Adamın biri İbrahim bin Ethem hazretleri ile tartışır;
– “Bereket diye bir şey yoktur, inanmıyorum” der.
– “İbrahim Ethem: Koyunları ve köpekleri görüyor musun?” der.
Adam:
– “Evet”
İbrahim Ethem:
Enes bin Mâlik (R.A.) anlatıyor: ‘Gözleri görmeyen yaşlı bir hanımın Saib adında bir genç oğlu vardı. Daha hayatının baharında olan bu delikanlı Medine vebasına yakalanmıştı. Uzun zaman hasta yattı. Bir gün delikanlının ziyaretine gittik. Fakat maalesef biz orada iken delikanlı ruhunu teslim etti. Bizde gözlerini kapadık ve üzerine elbisesini örttük. İçimizden biri annesine:
Dini Hikaye Oku: Caminin önünden geçerken ezanın okunduğunu duyan şoför, geriye dönüp patronundan izin ister:
Beyefendi izin verseniz de ezan okunmuşken şuracıkta namazımı kılıversem de ondan sonra devam etsek ? der.
Patron, pek de memnun olmazsa da izin verir. Şoför camiye girer, patron da arabanın içinde şoförü bekler. Ancak cemaat namazını kılıp çıktığı halde şoför çıkmayınca canı sıkılan patron, arabadan inip caminin avlusuna dalar, pencere camına abanarak ta içeriye bakar ki, şoför ellerini açmış duaya devam ediyor.
Hz. Davud’un on dokuz oğlundan Süleyman aleyhisselâm on üç yaşında onun varisi olarak yerine geçti ve insanlar arasında hak ve adalet ile hükümler yerine getirmek hususunda peygamberlik ve hükümdarlık makamını tuttu. Allahü Teâlâ’nın nimetlerini anlatıp teşhir ederek kendilerine verilen faziletli ilmi ve mucizeleri tasdik için halkı davet etmek üzere:
— Ey insanlar! Bize kuş mantıki, kuş dili öğretildi, dedi.
Süleyman aleyhisselâm Allahü Teâlâ’nın kendisine kuş mantıkî ve kuş dilini öğretmesini söylemekle peygamberliğini anlatmış oluyordu. Hükümdarlığını da ifade etmek için şöyle dedi: